Dursun Ali Erzincanlı

Dursun Ali Erzincanlı Fan Sitesi
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En son konular
» Esselamun Aleykum
Paz Tem. 18, 2010 10:06 am tarafından H.kübra

» nerdesiniz!.......
Ptsi Mart 15, 2010 1:03 pm tarafından yemliha

» Mesut Şimşek-Sevdim/Tarsus Kutlu Doğum Proğramı
Perş. Mart 04, 2010 9:06 pm tarafından yemliha

» D/inlermisiniz / Farid Farjad
Perş. Mart 04, 2010 9:04 pm tarafından yemliha

» yaptığınız animasyon resim isyan ederse
Perş. Mart 04, 2010 5:45 pm tarafından yemliha

» Bilgisayarınız kapandıktan sonra ikonların savaşı
Perş. Mart 04, 2010 5:42 pm tarafından yemliha

» Bilgisayarınıza çok mu kızdınız??
Perş. Mart 04, 2010 5:39 pm tarafından yemliha

» denge sağlama
Perş. Mart 04, 2010 5:11 pm tarafından yemliha

» Adanali Farkı
Perş. Mart 04, 2010 5:09 pm tarafından yemliha

En iyi yollayıcılar
yemliha
 
Reyhan
 
H.kübra
 
Ashame
 
mehtap1996
 
FATMA TUL ZEHRA
 
esra
 
kubRa-NUR
 
naqehan
 
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 102 kişi C.tesi Tem. 29, 2017 11:52 am tarihinde online oldu.

Paylaş | 
 

 Şah-ı Nakşibendi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Reyhan

avatar

Mesaj Sayısı : 92
Kayıt tarihi : 11/02/10
Yaş : 22
Nerden : Ankara

MesajKonu: Şah-ı Nakşibendi   Paz Şub. 14, 2010 1:31 pm

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Kıbrıs’ın Larnaka şehrinde 21 Nisan 1922 (26 Şaban 1340) Cuma günü doğdu. Soyu, baba tarafından, Kadiri tarikatı kurucusu Abdülkadir Geylani Hazretlerine, anne tarafından ise Mevlevi tarikatı kurucusu Mevlana Celaleddin Rumi Hazretlerine dayanır. Baba tarafından dedelerinin soyu Peygamber ailesine dayanır.

Çocukluğunda Kadiri tarikatı şeyhi olan dedesinden bu tarikatın disiplin ve maneviyatını öğrendi. Daha küçükken olağanüstü özellikleri vardı. Tavırları mükemmeldi: kimseyle kavga etmez ve tartışmazdı. Her zaman gülümser ve çok sabırlı idi.

Bir genç olarak, olağanüstü yüksek manevi mertebesi sayesinde büyük ilgi görüyordu. Larnaka’da herkes onu tanıyordu, çünkü genç yaşta insanlara fikir veriyor ve gelecek hakkında konuşabiliyordu. Beş yaşından itibaren annesinin onu bulamadığı zamanlar oluyordu. Uzun aramalardan sonra annesi onu ya camide ya da Hala Sultan Tekkesi’nde (Peygamberimizin süt halası) bulurdu. Türbenin üzerinde havada asılı duran büyük taş, oraya bir çok turist çekmektedir. Annesi onu eve götürmeye çalıştığında; “Beni burada bırak, o bizim ceddimizdendir.” derdi. Sık sık, 14 yüzyıl önce gömülen Hala Sultan ile konuştuğu görülürdü. Biri onu rahatsız ederse; “Bırakın, burada gömülü olan büyük annemle konuşuyorum.” derdi.

Gündüz dünya ilmini öğrenmek için normal okula gidiyor, geceleri ise vaktini din ilimlerini ve Mevlevi ve Kadiri tarikatını öğrenmekle geçiriyordu.

Şeriat, Hadis, Fıkıh ve Tefsir öğreniyor bütün İslami konularda fetva verebiliyor, bütün manevi mertebelerden konuşabiliyordu. Zor hakikatleri açık ve kolay şekilde anlatma kabiliyeti vardı.


Kıbrıs’ta liseyi bitirdikten sonra (1940- Hicri 1359) iki ağabeyi ve bir kız kardeşinin yaşadığı İstanbul’a gitti. Beyazıt’ta bulunan İstanbul Üniversitesi’nde Kimya Mühendisliği okudu. Aynı zamanda şeyhi Cemaleddin el-Alasuni (vefatı: 1955-Hicri 1375) ile hem şeriat ilminde ilerliyor, hem de Arapça lisanı öğreniyordu. Kimya Mühendisliğinde de çok iyi gidiyor ve arkadaşlarını hep geride bırakıyordu. Üniversite hocaları onu araştırma yapmaya teşvik ediyor ama o; “Modern ilim beni cezbetmiyor, kalbim hep manevi ilimlere çekiliyor” diyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Şah-ı Nakşibendi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Dursun Ali Erzincanlı :: İslam :: Evliya, Ulema ve Veli Kullar-
Buraya geçin: